Genel Bilgi
Halk Ozanları
Rafting
Yöresel Müzikler
Folklorumüz
Eski Tarihi
Nasıl Gidilir ?
Konaklama
İdari Yapı
Köylerimiz
Linkler
 
Halk Ozanları

Yusufeli'li Aşık ve Halk Şairleri 
Artvin'de bugüne kadar tespit edilebilmiş olan âşık ve halk ozanlarının sayısı 100'ü aşkındır. Çoruh Vadisi ve bu vadi boyunca yer alan Yusufeli köyleri ise Türkiye'de âşıklık geleneğinin en yoğun şekilde yaşandığı ve yaşatıldığı yörelerin baştnda gelmektedir. Yusufeli'nin yalnızca Esenyaka köyünden 14 âşık ve halk ozanının yetişmiş olması bunun en güzel kanıtıdır. İlçemiz kültürü içerisinde çok önemli bir yere sahip olan âşıklık geleneği, son yıllarda tüm yurdumuzda olduğu gibi ne yazık ki ilçemizde de hak ettiği rağbeti ve ilgiyi görememektedir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kitle iletişim araçlarından özellikle televizyonun yaygınlaşıp, insanları kendisine mahkûm eder duruma gelmesi, asırlardır süregelen âşıklık kültürümüzü olumsuz yönde çok derinden etkilemiş ve maalesef neredeyse yok olma seviyesine getirmiştir. Zengin bir kültüre sahip ilçemizde, bu kültürün önemli unsurlarından olan âşık edebiyatı ve âşıklık geleneğinin gelecek yıllarda hak ettiği ilgiye yeniden kavuşmasını umuyor ve gençlerimizin bu konuda daha duyarlı olmalarını, bu kültür değerlerimizin büsbütün unutulmamasını diliyoruz.

 
Aşıklarımızdan bazıları:

 
Aydın Karasüleymanoğlu  

Çoruh’un üstüne setler çekilir
Bulanık suları durulur sanma
Gönlümüze şimdi hasret ekilir
Kökleri bir ömür sökülür sanma

Azmi

Yer tuttu özümde sevda ateşi 
Yaktı hasret, canda hal viran oldu 
Açar mı laleler ezel baharda 
Kurudu bağlarda gül viran oldu  
Fahri

İnsanlar bozuldu lisanlar kaba 
Nezaketli şirin dil aradım yok 
Evliya da olsa gözlüyor çaba 
Doğru gitmek için yol aradım yok 

Huzuri

Bilmem gül nerede sümbül nerede
Yok yere ah çeker bülbül nerede
Eyvah ben nerede gönül nerede
Sevimli bayramlar matemdir bana
 
İkrari

Âşıklar zikreder doğru yolunu 
N’eylemeli ağam dünya malını 
Ak alnın üstünde zülfün telini 
Tarak vurup zülfün tarıyalım mı? 

 İzhari

Kalktı büyük küçük zaman bozuldu
Lezzet-i dünyanın tadı kalmadı 
Edep hâya düğüm gibi çözüldü 
Nâmahrem, yabancı, yadı kalmadı  
Kemal Tabak

Gitti aklım,oldum ben bir divane
Dert elinden gönlüm hep pare pare
Çok yalvardım, sözüm geçmez o yâre
Dert beni eyledi böyle avare

Keşfî

Gel gönül sabreyle derd ü belaya 
Sabır gibi derde derman bulunmaz 
Gece gündüz yalvar gani Mevlâ’ya 
Anın gibi tertip erkân bulunmaz 

 
Kütahi (Aşık Ahmet)

Felek bugün beni saldı efkâra
Ayrıldım yârimden kan ağlar gönül
Bir yârin ateşi vardır serimde
Onun için bugün kan ağlar gönül


Mahiri

Vilayet Erzurum, kaza Livane
O yâr beni sevdi, bilmem ele ne?
Razıyım taksimi bana verene
Dünyada vatana İphan dediler

 
Muhibbî

Cahile eylesem dilden nasihat 
Gûş verip birini tutmaz Efendi 
Âşık olan söyler Hak kelâmını 
Bir sözüne yalan katmaz Efendi  

Özerî

Yine bahar geldi bulandı sular
Derin derelerden seller coş verir
Türlü nebattan gider uykular
Yeşillenir çayır çimen baş verir


 
Perdahî

Yüklandum eşşâgi gayet ağirdur
Çağirsam eşitmaz kulak sağirdur
Korkhma eşşak sana mezar hazirdur
İntikam almadan olma eşşâgum

Pervani

Aldanma dünyanın saltanatına
Ömür gelir geçer tufan olursun
Güvenme gençliğine şecaatine
Soyunur cesedin üryan olursun

 
Sefilî 

Artık gün kavuştu hep kuşlar öter
Bu dağı aşmanın zamanı geldi
Çok vakitler geçti, söz sohbet yeter
Yollara düşmenin zamanı geldi

Yarımî

Düşürdü çekti torunu bana hal etti felek
Mail edip kendisine yaman kul etti felek
Esir-i gurbet eyledi düşürdü derde beni
Akıttı gözüm yaşını sanki kul etti felek

 
Zuhurî

Sorman arkadaşlar garip halimden
Ömrümü gurbette bitirdim geldim
Şeyda gibi ayrı düştüm gülümden
Beraber her gamı getirdim geldim

    Diğer Aşıklarımız
Şerifî, Esmahan, Mehmet, Hayatî, Nutkî, İbrahim Vehbi, İlhamî, Dehanî, Mihmanî, Meftunî, Devranî, İznî, Derya, Hulusî, Ummanî, Esma Sultan, Aşık Ahmet, Delikara, Nihani, Mehmet GÖKALP...


Kaynak: Taner Artvinli
 

 


Yukarı